18 Ekim 2016 Salı

Mutlubicom Tasarım Canlı Çiçekler

Herkese Merhaba


Bu yazımda sizlere Mutlubicom'un teraryum'larından bahsedeceğim.. Klasik hediyelerden çok farklı ve çok özel bir seçim olacağını düşünüyorum. Herkese hitap edeceğini düşündüğüm farklı tasarımlara sahip canlı çiçekler var. 

Benim en çok sevdiğim yanı ise içinde anlamlı bir hikayesi olması. Benim hikayem teraryum içinde yer alıyor. İnanılmaz huzur verici ve yaratıcı buldum.İçerisinde tamamı canlı bitkilerden oluşan bir ekosistem var.  Öncelikle teraryum nedir ve bakımı nasıl yapılır buna değinmek istiyorum.





Teraryum Nedir?

Teraryumun ilk örnekleri Dr. Nathaniel Ward tarafından 1800’ler de Londra’da denenmiştir. İçerisinde çeşitli bitkileri barındıran bir akvaryumdur. Öyle ki bazı akvaryumlarda minik sürüngenleri görmek bile mümkün. Bu akvaryumlara sadece süs veya bir obje gözüyle bakamayız. Kendine özgü bitki örtüsünü barındırdığı için büyük bir ekosistem oluşturuyor.

Teraryum Bakımı?

Teraryumun içerisinde canlı yaşayan bitkiler olduğu için sürekli gözlemleyip ihtiyacına yönelik bakım yapmak gerekiyor. Kış aylarında ortalama 2 defa yaz aylarında ise 3-4 defa püskürtme yöntemi ile sulanıyor. Konum olarak asla sıcak bir alana değil doğrudan güneş almayan aydınlık bir yere koymak gerekiyor. Benim en sevdiğim yanı bakımının kolaylığı oldu diyebilirim. Uğraştırmadan bitki bakmak aynı zamanda böylesine tatlı bir görüntüyle göze hitap etmesi bana inanılmaz huzur keyif verici geldi. Kısacası tam bana göre..


İtiraf etmeliyimki evimin ilk canlı çiçeği oldu bu. İlk kez bakımıyla kendim ilgileneceğim, içerisinde bir hikayesi olan böylesine özel bir bitkiye bakacağım. Evimin en güzel köşesinde yerini alıp çok farklı bir hava kattı adeta bir nefes oldu diyebilirim. Bu nazik ve güzel hediylerinden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum. Sıradanlığın dışına çıkıp sevdiklerinize daha uzun ömürlü, özel ve yaratıcı bir hediye vermek istiyorsanız özel tasarım çiçekler için mutlubicom u ziyaret etmeyi unutmayın. Sitede çok daha fazla seçenek var.   Linki buraya bırakıyorum.  www.mutlubi.com ziyaret etmeyi unutmayın. Sevgilerle..

16 Ekim 2016 Pazar

Gratis Ekim Ayı İndirim Alışverişim

Merhabalar


Ekim ayında Gratis'in indirim yapmasıyla beraber bende birkaç parça ürün aldım. Bebek şampuanım bitmişti. Fırçalarımı yıkadığım için ihtiyaçtan dolayı aldığım bir ürün oldu. Fiyatı 5,50 TL.


Wte n Wild’in şeffaf kaş maskarasını 3-4 tane bitirdim. Her zaman indirimde olan bir ürün olmadığı için yedeklemek istedim. İndirimli fiyatı 6,50 TL.

Yine aynı markanın çok sevilen renklerinden Mochalicious rujunu aldım. Bu renk bende var ancak zor bulunan bir renk olduğu için belki ilerleyen zamanlarda sizlerden birine çekilişte hediye edebilirim diye düşündüm. İndirimli fiyatı 6,50 TL.

Wte n Wild’ın yeni çıkarmış olduğu bu göz bazını deneme amaçlı satın aldım. Elimde halen bitmek bilmeyen The balm Put a lid on it far bazım var ancak yeni ürünler denemeyi seviyorum. İndirimli fiyatı 13 TL.




Parmex aseton'u ve essence’ın liquid ink  waterproof eyeliner’ını Rossmann’dan aldım. Eyeliner fiyatı 9 TL. Oldukça merak ediyorum en kısa zamanda denemeye başlayıp yorumlarımı tekrar sizlerle paylaşacağım.




Bu indirimde aldıklarım arasında en beğendiğim Sleek Storm far paleti oldu. Bu paleti seçme nedenim içerisinde hem günlük kullanıma uygun hem de gece makyajları için uygun renklerin olmasıydı. Ayrıca bende olmayan bir çok renk bu palette bir arada olduğu için bunu tercih ettim. Mağazada denediğim kadarıyla da pigmentasyonu çok başarılı. İlerleyen zamanlarda kullandıkça tekrar yorumlayacağım. İndirimli fiyatı 30 TL.

Son olarak daha dün blog yazısını yazdığım bu paleti indirimde görünce tekrar aldım. Bildiğiniz gibi bu palette zor ulaşılan herkesin beğenisini kazanan bir palet oldu. Bende görünce dayanamadım ilerleyen zamanlarda yine sizlerden birine hediye etmeyi düşünüyorum. İndirimli fiyatı 11 TL.


Aldıklarım bu şekildeydi. Sonraki yazımda görüşmek üzere. Sevgilerle..


15 Ekim 2016 Cumartesi

Wte n Wild Bare and Beautiful Far Paleti


Herkese Merhaba
Bugün ki yazımda yazmakta geç kaldığımı düşündüğüm harika bir paletten bahsedeceğim. Wte n Wild Bare and Beautiful far paleti.




Kurban bayramı indiriminde görür görmez hemen kaptım. Çünkü içerisindeki bütün renkler tam anlamıyla bana hitap ediyor. Aynı markanın Comfort Zone Paletini de çok severek kullandığım için bu paleti alırken de olumsuz bir düşünceye kapılmadım. Hayal kırıklığı yaşatmadı.

  


Yapısı yumuşacık pigmentasyonu gayet güzel benim bekletimi karşıladı. Her far paletinde olduğu gibi bunda da biraz tozutma problemi var. Ancak bu benim için çok sorun olmuyor. İçerisindeki aplikatör ve fırça her zaman ki gibi kullanışsız. İçerisinde 5 adet renk var. Crease ve Definer rengi mat diğerleri ışıltılı. Benim en çok kullandığım renkler Browbone, Crease, Base ve Eyelid renkleri oldu. Günlük makyajlarımda çok hafif tonları kullandığım için Definer rengini çok kullanmadım. Bence bu paletle hem gündüz hem de Definer renginden dolayı gece makyajları çok rahat yapılabilir. Küçük olması sebebiyle de gideceğiniz seyahatlerde ya da dışarı çıkarken çantanızda kolayca taşıyabilirsiniz.


Ben Base rengini kaş altına ve göz pınarına uyguluyorum. Çok güzel aydınlık veriyor. Browbone rengini ise highlighter olarak kullanmayı denediğimde o görüntüye inanamadım. Gerçekten çok hoşuma gitti. Özellikle hafif pembe tonlarında bir allık sonrasında uygulanınca o iki rengin birleşimi harika oluyor. Benim için gerçekten çok kullanışlı bir palet oldu. Hem far hem aydınlatıcı uygulamasını yapabileceğim, hem mat hem ışıltılı far seçenekleriyle gönlümü fethetti. Ben indirimden 11 TL’ye almıştım. İndirimsiz fiyatı 18 TL.

Sizde benim gibi bu renkleri seviyorsanız kesinlikle bu palete şans verin. Sonra ki yazım da görüşmek üzere. Sevgilerle..

14 Ekim 2016 Cuma

SAÇ BAKIM RUTİNİM



Herkese Merhabalar

Uzun süredir Instagram üzerinden saç bakımı ile ilgili çok fazla soru alıyordum. Bu yazımda bahsedeceğim bütün ürünleri düzenli bir şekilde kullanmaya dikkat ediyorum. Çünkü düzenli kullanmak, istediğimiz sağlıklı saçlara sahip olabilmemiz için ilk şartımız. Bugün ki yazımda duştan önce kullandığım ürünlerden bahsedeceğim. Duştan sonra saçlarımı şekillendirmek, buklelerimi daha belirgin hale getirip gün boyu sabit tutmak için kullandığım diğer ürünleri ise bir sonra ki yazıya sakladım.





Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum her saç tipi farklı olduğu için bana iyi gelen şeyler size iyi gelmeyebilir. Önemli olan saç tipinize ve probleminize göre ürün arayışlarına girmek olacaktır. Gün içerisinde saç durumunuzu gözlemleyip saç tipinizi belirleyebilirsiniz. Kendi saç tipimden bahsedecek olursam; ince telli ve uçlarda kuruluk olduğunu söyleyebilirim. Öyle ki saçlarımı 4 gün yıkamasam 4. günün sonunda ancak yağlanmaya başlıyor. Bu tarz saç tiplerine sahip kişilerin saçlarına sürekli olarak nem takviyesi yapmaları gerekiyor. Ben saçıma en büyük kötülüğü yaklaşık 2-3 yıl önce kına yakmakla yapmıştım. Bilenleriniz vardır kınayı saçtan kestirmedikçe çıkarmak imkansız. Ancak ben çok fazla kestirmeden bir şekilde kurtulmayı başardım. Eğer bu durumda olup bilgi almak isteyenleriniz varsa bana yorum bırakırsanız, bu konuda ayrı bir yazı yazabilirim. Bu tarz şeylerden dolayı haliyle saçlarım çok cansızlaşmıştı.

Özellikle son 3 aydır saç bakımına inanılmaz önem veriyorum. Karşılığını da ciddi anlamda alıyorum. Bu süre içerisinde saçlarımdaki kuruluk yok oldu diyebilirim. Saçlarımı uzun zamandır ombreli kullanıyorum. Bu işlemi de bildiğiniz gibi yaptırdıktan sonra arada bir yenilemek gerekiyor. Ancak sürekli üşenmeden ve sabırla saç bakımı yaparsanız kuaföre gitme süreniz oldukça uzamış oluyor. Tecrübeyle sabittir. Bu yaz denizden sonra kurumuş, sertleşmiş saçımı bu bakımlarla kısa sürede kendine getirdim. 7-8 aydır kuaföre sadece kesim işlemi için gidiyorum. 1 ay önce ombreyi yeniletmek istediğimi söylediğimde kuaförüm gerek bile duymadı. Saç bakımlarından sonuç almak için en önemlisi üşenmeden sabırla ilerlemek diyorum ve geçiyorum kullanıp memnun kaldığım ürünlere.


Tatlı Badem Yağı/ Hindistan Cevizi  Yağı

Saç bakımında en çok kullandığım iki yağ tatlı badem ve Hindistan cevizi yağı. İçerisine bazen zeytinyağı da ekliyorum. Özellikle tatlı badem yağı saçlardaki kuruluk ve saç uçlarındaki çatallaşmaları ciddi anlamda önlüyor.Saçları gürleştirip, parlaklık veriyor. Ben duştan önce saç diplerimden uçlara kadar uygulayıp en az yarım saat bekletiyorum. Eğer vaktim bolsa bu süre 2-3 saate kadar çıkabiliyor. Kepeklenme problemim hiç olmadı ancak bu yağ saç diplerini de çok iyi nemlendirip beslediği için kepek sorununu da ortadan kaldırabileceği kanısındayım.

Hindistan cevizi yağını gerçekten çok seviyorum. İster tek başına isterseniz tatlı badem yağı ya da elinizde olan saça iyi geleceğini düşündüğünüz diğer yağlarla karıştırıp uygulayın, her türlü gözle görünür sonuç alıyorsunuz. Saç dökülmeleri, saçlardaki kuruluk, nemsizlik, kabarma problemleri bence düzenli kullanımda hepsini önleyen mucizevi bir yağ. Dikkat etmeniz gereken şey doğal olması. Ben gratis’ten deneme amaçlı almıştım. Çok memnun kaldım.






Loreal Elseve Mucizevi Yağ Saç Güzelleştirici Krem

Kesinlikle yağından daha çok sevdim. Ben iki şekilde kullanıyorum. İlki; maske şeklinde. Duştan önce saç diplerine değdirmeden boydan uçlara kadar uygulayıp 15-20 dakika bekletiyorum. Duştan sonra saçlarımı yumuşacık yapıyor ve harika kokusu uzun süre saçımda kalıyor.

İkinci olarak; duştan sonra saçlarımı kuruttuğumda , elime fındık tanesi kadar alıp boylardan uçlara uyguluyorum. Her uyguladığımda saçlarımın daha parlak, canlı, yumuşak ve nemli olduğunu gözlemledim. Ayrıca saçlarımı yıkadıktan sonra en büyük sıkıntım elektiriklenme problemiydi. Bu ürünün saçtaki elektriklenmeyi de önlediğini fark ettim. Fazlasıyla beğenimi kazandı. 






Yves Rocher Yıpranmış Saçlar İçin Onarıcı Saç Yağı

Henüz 15 gündür kullandığım bir ürün. Vaadleri arasında saçları onarır, besler, yumuşaklık ve parlaklık kazandıracağı yazıyor. Özellikle uzun süreli kullanımda onarma konusunda da başarılı olacağına inanıyorum. Bu yüzden eğer çok kuru, yıpranmış, cansız saçlara sahipseniz bu ürüne kesinlikle şans verin. Ürünün kullanım şekli kuru saça uygulayıp 10 dakika bekletmek. Ancak ben bu süreyi yetersiz bulduğum için en az yarım saat saçımda bekletiyorum. Arındırması da bir o kadar kolay. Kapağı açar açmaz beni en çok cezbeden şey kokusu oldu ve bu koku 2 gün saçımda kalıyor. Saçlarımdaki etkisini çok sevdim buklelerimi daha belirgin gösterip saçımdaki elektriklenme sorununu da önlüyor ayrıca ciddi anlamda parlaklık kazandırdığını söyleyebilirim bu ürünün.Uzun süreli kullanımda daha detaylı bir blog yazısı yazacağım.





Pantene Keratin Onarıcı ve E Vitaminli Saç Bakım Yağı

Çok uzun süredir kullandığım bu saç bakım yağı duştan sonra kurtarıcılarımdan biri. Hemen hemen hergün kullanıyorum daha yarısına ancak gelebildim. Ben nemli ve kuru saça uyguluyorum. Saçlarıma şekil vermeden önce uyguladığım için, şekil vermemi daha çok kolaylaştırıp verdiği hafif parlaklıkla saçlarım daha güzel görünüyor. Yumuşacık yapıyor, kokusu zaten harika bayılıyorum.




Redist 40 Etkili Saç Bakım Yağı

İçerisinde 40 farklı yağ içeren bu ürünün vaadleri arasında saça parlaklık, esneklik ve canlılık kazandırdığı, dökülmeyi ve kepeklenmeyi önlediği yer alıyor. Dipten uçlara kadar uygulayıp 10-30 dakika arasında bekletilmesi öneriliyor. Bende bu şekilde uyguluyorum. Ne yazık ki kokusunu hiç sevmedim. Çok sık kullandığım söylenemez ama nedense bana pek bir işe yaramıyor gibi geldi. Bahsettiğim diğer ürünler gibi gözle görülür beni tatmin edici bir sonuç alamadım. Ancak çok fazla ürünü dönüşümlü kullandığım için bu ürünün hakkını da yemek istemem. Önümüzdeki zamanlarda daha çok şans verip sizlerle de sonucunu tekrar paylaşmayı düşünüyorum.



Hask Saç Bakım Yağları

Fotoğraftaki tüpün biri şuan boş. Küçük olduklarına bakmayın ben neredeyse 20 kez kullandım. Bozuk para büyüklüğünde elime döküp nemli ya da kuru saçıma uyguluyorum. Yoğun bir yapısı olduğu için çok fazla kullanmak gerekmiyor az miktar yetiyor.  Ben en çok saçımı şekillendirmeden önce kuru saça uygulayarak kullanmayı sevdim.Çünkü hem nefis bir kokuya sahipler bu koku saçınızda uzun süre kalıyor hem de gözle görünür bir parlaklık veriyor. Ben bu iki yağı da çok çok sevdim. Hatta bugün tekrar alacaktım ama denk gelemedim maalesef.






Dax Supergro

3 aydır sabırla bıkmadan üşenmeden kullandığım bir ürün. Bu yazımda çok fazla değinmek istemiyorum çünkü ilerleyen zamanlarda öncesi ve sonrası şeklinde fotoğraflayıp detaylı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Kullandığım süre boyunca saçlarımı ciddi anlamda sağlıklı bir şekilde hızla uzatan bir ürün oldu. Sadece uzatmakla kalmayıp saçları besliyor ve yumuşacık yapıyor. Saç uzatmak ile ilgili sıkıntı yaşayanlar bu ürüne kesinlikle şans vermeli.






Soğan Suyu ile Saç Uzatma

Saçlarımız ne yazık ki en çok uyguladığımız kimyasal işlemlerden ya da sağlıksız beslenmekten dolayı yıpranıyor, cansızlaşıyor ve uzamıyor. Saçlarıma oryal işlemi uygulandığı bir dönem vardı. O dönem saçlarım aşırı derecede yıpranıp cansızlaşmıştı. Uzun ancak çok bakımsız bir görüntüsü vardı. Doğal yollarla saçlarımı normale döndürmenin yollarını ararken bu yönteme denk geldim ve vakit kaybetmeden uygulamaya başladım. 2 ay kadar düzenli uyguladım ve saçlarım gün geçtikçe normale dönmeye başladı. Normalde çok yavaş uzarken, bu kürü uyguladıktan sonra uzaması hızlandı, saçlarımdaki cansızlık gün geçtikçe kaybolmaya başladı.

Soğan yüksek oranda B ve C vitamini içerdiği için bu iki vitaminde saç uzamasında oldukça etkili. İçeriğindeki sülfür sayesinde saç uzamasına etki ediyor. Bu soğan kürü güçsüzleşen, beyazlaşan saçları onarıp, kepeklenme problemini de önlüyor. Soğanın saçları uzatma etkisi bilimsel çalışmalar tarafından da kanıtlanmış.

Orta boy 2 soğanı üç beş parçaya bölüp tencerede kaynatmaya başlayın. Ardından ılınmasını bekleyin. Ben bu yöntemi iki şekilde uyguladım ve ikincisinden daha çok sonuç aldım. İlk olarak duşta saçlarınızı yıkadıktan sonra son olarak hazırladığınız bu su ile saçınızı durulayın. Kokusu kalmadığı için tekrar sampuanlamanıza gerek yok ancak eğer çok rahatsız oluyorsanız tekrar şampuanlayabilirsiniz.
İkinci yöntem ise su ılındıktan sonra suyu özellikle saç diplerine masaj yaparak uçlara kadar uygulayın. Bir bone takarak 1-2 saat kadar bekletin. Ardından saçlarınızı yıkayın. Haftada 2-3 kez uygulamanız yeterli. Düzenli kullanımda olumlu sonuçlar alacağınızdan eminim. 

Son olarak saçlarınızı her gün yıkamak yerine gün aşırı yıkamayı tercih edebilirsiniz. Çünkü saçlarımızda kendi yağı ile beslenmeli. Ilık hatta dayanabiliyorsanız soğuk su ile yıkamaya çalışırsanız daha parlak daha canlı görünecektir. Sanırım bütün bu bakımları yaparken de en önemlisi düzleştirici ve maşadan kesinlikle uzak durmanız. Bu tarz aletleri sürekli kullandığınız sürece yaptığınız bakımlarda boşa gitmiş oluyor. Oldukça uzun bir yazı oldu umarım işinize yarar. Sizin saç bakımı konusunda bildikleriniz varsa benimle paylaşır aşağıya yorum bırakırsanız çok sevinirim.

Sonra ki yazı da görüşmek üzere. Sevgilerle..

11 Ekim 2016 Salı

Rival de Loop Hydro Aqua Sprey/Yves Rocher Greyfurt Özlü Ferahlatıcı Yüz Spreyi Karşılaştırması


Herkese Merhabalar

Bugün ki yazımda yüz ferahlatıcı spreylerden bahsedeceğim. Elimde olan iki ürünün karşılaştırmasını yapmak istedim. Öncelikle bu tarz spreylerin makyaj sabitleme özelliği olduğu gibi sadece ferahlamak için kullanılanları da oluyor. Ben bu tarz spreyleri özellikle yaz aylarında kullanmayı çok seviyorum. Ferahlamak ve o an cildimi canlandırmak için güzel bir alternatif oluyor.



İlk olarak Rossmann’da satılan Rival de Loop markasının  Hydro Aqua Spreyinden bahsetmek istiyorum. 75 ml’lik bir ürün ve paraben içermiyor.  İçeriğinde aleo vera bulunuyor ve bundan dolayı ferahlatıcı etkisi Yves Rocher’ın spreyine göre bir tık daha fazla. Ancak bu koku zaman zaman bana ağır geliyor. Cildi nem yönünden desteklediği , daha taze ve canlı bir görünüm sağladığı da diğer vaadleri arasında.


Ben makyaj yapmadan önce cildimi canlandırma ve nemlendirme amaçlı sıkıyorum. Bu şekildeki kullanımı çok sevdim. Cilt bakımı rutini yazımda da bahsettiğim gibi makyaj yapmadığım günlerde de nemlendirme amaçlı kullanıyorum. Makyaj yaptıktan sonra da pudralı görünümü alması, makyajı daha canlı ve yumuşak göstermesi içinde kullanıyorum. Makyajın ciltte kalıp gibi durmasını engelliyor. Makyajımda herhangi bir bozulmaya sebep olmuyor. Ürün eşit bir şekilde tüm yüzüme yayılıyor biraz fazlaca ıslaklık bıraktığını gözlemledim ancak 2-3 saniye içerisinde emiliyor.

Makyajın kalıcılığını arttırıyor mu derseniz. Benim cildimde makyaj normal şartlarda da kolayca akmıyor. BB krem bile sürsem sabahtan akşama kadar cildimde kalıyor. Bu sebeple bu açıdan çok fazla gözlemleyemedim. Ancak baz kullanmadan far sürdüğüm zamanlarda normal şartlarda gün içerisinde far uçabiliyor ya da ilk sürdüğüm gibi canlı kalmıyor. Bu spreyi makyajdan sonra ne zaman sıksam sürdüğüm farın sabahtan akşama kadar canlı bir şekilde sabit kaldığını gözlemledim. Buradan yola çıkarsak makyajı da sabitlediği kanısına varabiliriz sanırım :) Kısacası ben bu ürünü çeşitli amaçlarla kullanıyorum ve çok seviyorum. Bittikçe alacağım ürünler arasında.Fiyatı 10tl.






Yves Rocher Greyfurt Özlü Ferahlatıcı Yüz Spreyi ise kullandığım ilk yüz spreyi.Paraben ve alkol içermiyor Bu 2. Şişem. 50 ml’lik bir ürün ancak hemen bitmiyor oldukça bereketli. Boyutunun küçük olması sebebiyle de çanta da kolayca taşıyorum. Keşke Rival de Loop’un spreyinin  de bu şekilde küçük boyu olsaymış.



Kokusu beni rahatsız etmiyor. Tek sıkıntısı ürünü sıkarken yüze eşit bir şekilde dağılmaması oldu. Özellikle makyajdan sonra sıktığım zaman minik minik damlacıklar halinde yüzümde kalıyor. Bu görüntüyü engellemek içinde temiz bir pudra fırçasını tüm yüzümden geçiyorum. Bu benim çok hoşnut olmadığım bir durum oldu. Bu yüzden artık makyaj sonrası kullanmak yerine öncesinde kullanıyorum. Ya da aşırı sıcak havalarda mecburen ferahlamak için kullanıyorum. Verdiği ferahlık güzel ancak nem ya da sağladığı başka bir artı yok bence. Makyajın kalıcılığını arttırdığını düşünmüyorum. Zaten ürünün öyle bir vadide yok. 

Bazı ürünler birçok farklı amaçla kullanılıyor ama bazı şeylerin de çok fazla abartıldığını düşünüyorum. Örneğin bu ürünün makyajın kalıcılığını arttırdığını söyleyenlerin olması gibi.. Makyajın kalıcılığını arttırmak için o kadar çok ürün çeşitliliği varken bu tarz spreylerden kullanım alanları dışında çok büyük beklentiye de girmemek gerektiğini düşünüyorum. Biterse tekrar almam çünkü Rival de Loop’un spreyini kesinlikle daha çok sevdim. Daha çok işe yaradığını düşünüyorum. 
Sonra ki yazımda görüşmek üzere. Mutlu günler..




6 Ekim 2016 Perşembe

Cilt Bakım Rutinim (Günlük-Haftalık)


Merhabalar


Bir süredir cilt bakım rutinimle ilgili ınstagram’dan çok fazla soru alıyordum. Son birkaç aydır kullandığım tüm ürünler bu yazıda yer alacak.  Öncelikle kendi cilt tipimden bahsetmek istiyorum. Karma cilt tipine sahibim. Yaz aylarında genellikle T bölgemde parlamalar oluyor. Sıcak havanında etkisiyle yağ oranı da artıyor. Kış aylarında ise daha çok kuruya dönük oluyor. Haliyle yaz aylarında kullandığım özellikle çoğu nemlendirici kışın yeterli gelmeyebiliyor . Ara sıra cilt analizi yaptırıp cildimin nem seviyesine baktırıyorum. O an ki duruma göre cildimin neye daha çok ihtiyacı varsa onu takviye etmeye çalışıyorum.


Makyaj Temizliği


İlk olarak günlük makyaj temizliği ile başlamak istiyorum.
İlk adıma Misel suları kullanarak başlıyorum. Denemiş olduklarım arasında Garnier ve Otacı’dan çok memnunum.
Göz makyajımı temizlemek için ise yine Garnier’ın Çift Etki Göz Makyaj Temizleyicisini kullanıyorum. Çok çok memnunum.
Eğer yoğun bir makyaj yaptıysam ya da o gün yorgunsam Misel Sularla çok fazla vakit kaybetmeyi sevmiyorum. Direkt olarak Neutrogena’nın Tek Adımda Makyaj ve Yüz Temizleme Jelini kullanıyorum. Tüm makyajımı tek adımda çıkartıp derinlemesine temizlediğini hissediyorum. Bu ürünü kullanırsam ekstradan bir yüz temizleme jeline ihtiyaç duymuyorum.



Arındırma



Makyajımı misel suyla temizledikten sonra arındırma işlemine geçiyorum. Cildimin mutlaka su ile temasını sağlıyorum. Yüz temizleme jeli konusunda son aylarda tercihim Nıvea’dan yana. Her iki üründen de oldukça memnunum. Yüzümü germiyor herhangi bir olumsuzluğa sebepte olmadı.



Nemlendirme



Cildimi temizledikten sonra nemlendirme aşamasına geçiyorum. Günlük nemlendirici olarak Nıvea Aqua Sensatıon Canlandırıcı Bakım Kremini kullanıyorum. Normal ve Karma ciltler için uygun bir krem. Bu ilk kutum ve bitmek üzere. Çok memnum bitmeden yedeklemiştim.
Rival de Loop’un Ferahlatıcı Yüz Spreyini ise ne zaman sıksam yüzümü nemlendirdiğini hissediyorum. Bu sebeple hem ferahlamak hem makyaj öncesi ve sonrası hem de verdiği nemi sevdiği için cilt bakım rutinime dahil ettim.

Rival de Loop’un Hydro Nemlendirici Jelini yaz aylarında kullandığım için bu yazıya da eklemek istedim. Beni kokusu dışında rahatsız etmedi.Çok memnun kaldığım bir ürün olmadı. Sadece makyajı daha uzun süre tuttuğunu söyleyebilirim. Bu açıdan güzel bir alternatif olabilir. Onun dışında kış için nemlendirme açısından kesinlikle yetersiz. Dediğim gibi sadece yaz aylarında kullanıyorum.



Göz Çevresi Bakımı



Bir süredir Rival De Loop markasının Yeşil Çaylı Göz Kremini kullanıyorum. Jel yapıda bir ürün nemlendirmesi benim için oldukça yeterli. İlerleyen zamanlarda bu kremin detaylı yazısını yazacağım.



Gece Bakımı



Gece yatmadan önce ise benim için yine en önemlisi cildimi sabaha kadar nemli tutmak. Dudak nemlendiricisini dudaklarımın o an ki durumuna göre değiştiriyorum. Örneğin kış aylarında mutlaka blistex kullanıyorum. Diğer zamanlar nıvea h&m gibi markaların nemlendiricileri yeterli oluyor. Buna ek olarak bazı geceler Rival de Loop’un dudak yağını kullanıyorum. Olmazsa olmaz bir ürün değil benim için.
Gece kremim yine Nıvea’dan yana. Bu kremi kullanıp sabah uyandığımda cildimin gerçekten daha aydınlık ve pürüzsüz göründüğünü gözlemledim. İlerleyen zamanlarda bununla ilgili bir yazı gelecek.

Elleri de es geçmeden yoğun nemlendirme istediğim zamanlarda Neutrogena kullanıyorum. Farmasi el kremi ile dönüşümlü bir şekilde kullanıyorum.

Gano Excel sabunu ise bildiğim kadarıyla keçi sütü içeriyor. Sivilce, siyah nokta ve cilt beyazlatmak için oldukça etkili olduğu söyleniyor. Bana ve arkadaşıma sadece sivilceleri söndürme konusunda etkili oldu. Özellikle arkadaşım sivilcelerini geçirme konusunda çok memnun kaldı. Sabunu gece yatmadan sürüp sabaha kadar bekletiyorum. Sabah yıkıyorum. Yüzümü hiçbir şekilde germiyor aksine nemli bir his bırakıyor.

Haftalık Bakım (Peeling\Maske)



Haftada 2 defa mutlaka peeling yapıyorum. Bu işlemi genelde duştan sonra yapmayı tercih ediyorum. Himalaya’nın Peeling Etkili Hassas Yüz Temizleyicisini ve Yves Rocher’in Kayısılı Peeling’ini dönüşümlü olarak kullanıyorum. 

Maske olarak ise yumurta akı ve süt karışımını 2-3 haftada bir uyguluyorum. 20 dakika bekletip ılık su ile duruluyorum. Bu sayede geriye nemli, dinlenmiş, aydınlık ve pürüzsüz bir cilt kalıyor. Bunun dışında kahve içtikten sonra (şekersiz olmak kaydıyla) telvesini dökmeyip mutlaka cildime sürüp 15 dakika bekletiyorum. Bunun da cilde çok iyi geldiği kanısındayım. Hafta da bir kez ise Himalaya’nın Neem Özlü Maskesini kullanıyorum. Kısa süre oldu kullanmaya başlayalı şimdilik memnunum.


Tonik



Şuana kadar kullandığım belirli markaların toniklerini nedense çok sevemedim. Vaadettikleri şey her neyse yerine getirdiğini düşünmediğim için tercihim doğal ürünlerden yana oluyor. Orta okul zamanlarımdan beri kullandığım iki tonik var. Gülsuyu ve elma sirkesi. Gülsuyuna ek olarak zaman zaman maden suyu da karıştırıp uyguladığım oluyor. Elma sirkesini ise eşit miktarda su ile karıştırıp geceleri yatmadan uyguluyorum.  Elma sirkesi cildin PH seviyesini  iyi bir şekilde kurarak cildin sivilceler için hazırlayacağı zemini bozup var olan sivilce ve cilt lekelerini de ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ben oldukça memnunum bittikçe kendim yeniliyorum.


Uzun bir yazı oldu ama umarım faydalı olmuştur.

Sonra ki yazımda görüşmek üzere. Hoşçakalın..